16 Mart 2017 Perşembe

Hacamat hakkinda herşey

Hacamat Baslıca faydaları sunlardır.

Hacamat istisnasız kan ile alakalı hastalıkların tamamını iyiyleştirmede yardımcı olarak en mükemmel tedavi yöntemidir.

Akciğer kanı temizler, kalp kanı pompalar, karaciğer ise glikojen depolanması, kırmızı kan hücrelerinin üretimi, plazma ve protein sentezi, hormon üretimi ve detoksifikasyon ayrışma dahil olmak üzere vücutta daha bir çok alanda işlevi vardır.

Dalak ve böbrekler birer süzgeç gibi kanı süzmeye ve toksit maddeleri dışarıya idrar veya diğer yollarla atmaya yarar.

Eğer bu organların çalışmasını sağlayan besleyen kılcal damarlar tıkanırsa organlarda görevini aksatmaya başlar.

Damarlada dolaşan kan koyu ve toksit oran olarak normalin üstüne çıktığında kanla alakalı organlar başta olmak üzere vücut alarm vermeye başlar ve hastalıklar baş gösterir.

Peki vücutta kan ile alakası olmayan organ varmıdır? Hiç yoktur. Bütün organlar kan ile alakalıdır.

Hacamat Başlıca faydaları şunlardır.Kılcak damarlardaki tıkanıklığı açar.

Kan ve dokulardaki gaz ve toksinlerin atılmasını sağlar.

Bir çok kimsenin bildği üzere belediye çöp alanlarında çöp birikimlerinin olduğu alandan bir süre sonra 'metan' gazı çıkmaya başlar. Aynı şekilde damarda dolaşan kan içerisinde dolaşan kandaki toksit miktarı artınca gaz oluşmaya başlar ve buda iltihap, ödem ve şişkinliklere neden olur.

Hacamat tabii doğal kortizonu artırır. Bu veri klinik çalışmalar ile ıspatlanmıştır. Bu da hacamat sonrası ağrılı durumların azalmasını hatta ağrıların yok olmasını sağlamaktadır.

Kaslardaki sertliği ve ödemi çözer. Sülükle beraber dönüşümlü olarak kullanıldığında çok daha faydalı olur.

Kan üretiminden sorumlu organları uyarır.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. vücuda direnç kazandırır.

Ağrıları gidermede yan etkisi olmayan en tesirli tedavi yöntemidir.

Bel tutulması, eklem ağrısı, baş ağrısı, bel-boyun fıtığı ve kireçlenmeye bağlı ağrıları giderir.

Kaygı bozukluğu, depresyon ve korkulara karşı etkilidir.

Dalak ve karaciğer hastalıklarını tedavisinde en büyük yardımcıdır.

Tansiyonun dengelenmesinde yardımcı olur. tansiyon rahatsızlığı olanlar açlık oruçları ve bağırsak temizlikleri yaptıkları takdirde tansiyon hiç bir yan etkisi olmadan kontrol altına alınır.

Kılcal damarlarında tıkanıklık olanlar, kalp damar rahatsızlığı olanlar mutlaka hacamat yaptırmalıdır.

Zehirlenmeye karşı etkilidir.

Aklı, hafızayı ve anlayışı artırır. Dikkati arttırır.

Çıban, sivilce, kist ve tümöre iyi gelir.

Akupunktur ilmine göre deri üzerinde beyin ile organlar arası iletişimi sağlayan enerjiyollarındaki akımı düzenler.

Kafadan düzenli hacamat unutkanlığı önler, hıfzetme, ezberleme gücünü artırır.

Özellikler çocuk yaşlarında kafadan hacamat beyin kapasitesini maksimum kullanma yönünde çok büyük yardımcıdır.

 Nitric Oxide (NO) Salınımı;Kimya ilminde sistematik ismi Oxide-nitrogen olarak anılan Nitrogen monoxide diyede bilinen Nitric oxide vücutta üretilen ancak hayat tarzı ve kötü beslenme sonucu üretimi azalan, bunun yanında normal seviyeside hastalıklarla savaşmaya yetmeyebilen bir maddedir.

Başlıca faydaları ;

Yüksek kan basıncı ve damar sertliğiyle savaşır.

Kalp krizi ve felç riskini azaltır.

Kan dolaşımının kontrolüne yardımcı olur.

Bir takım kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemek amacıyla bağışıklık sistemi tarafından kullanılır.

Eklem iltihaplarından kaynaklanan ağrı ve şişliklere karşı etkilidir.

Erkeklerde ve kadınlarda cinsel duyuların güçlenmesinde gerekli bir element.

Şizofreni dahil bir çok nefis(!!!) hastalıkların tetikleyicisi, öğrenmeyi ve ezberlemeyi kolaylaştıran bir maddedir.

Obezite, hızlı kilo alma, yediklerini yakamama NO eksikliği

 Bağışıklık sistemini düzenleyici etkisiİnsan vücudu çok güzel bir şekilde programlanmış olup nerdeyse insanın hasta olması için bu sistemi bilerek ve sürekli olarak tahrip etmeye uğraşması gerekir.

Çok yeme, hızlı yeme, hareketsizlik, çok çeşitli yeme insanın hastalanmasına neden olan en önemli faktörlerdir.

Nedeni ne olursa olsun bağışıklık sisteminin zayıflamasında ilk etkilenen organlar karaciğer, böbrekler ve bağırsaklarıdr.

Özellikle sırttan uygun noktalardan yapılan hacamat karaciğer temizliğinde çok büyük katkı sağlar.

Hacamatın kalp damar hastalıklarına etkisiDüzenli hacamat yaptıran kişilerde kesinlikle damarlarda plaklar oluşmaz ve tıkanıklık olmaz.

Damar tıkanıklığı şikayeti olan bir kişi 1 seansta 40 yıllık toksitlerden kurtulmayı beklememelidir.

Asgari 1 ay arayla 4-5 seans hacamat ve en az 1 seans sülük gereklidir.

Hacamat seansları 1 hafta arayla olabilir, Makbul olan hicri takvimin çekim gücünden de faydalanmak amaçlı 1 ay arayla yapılır.

Ama tedavinin hızlanması için 1 hafta araylada yapılsa olur.

UnutkanlıkUnutkanlık ve dikkat dağınıklığı tedavisinde hacamattan daha üstün bir tedavi yöntemi yoktur.

Aslında unutkanlık diye birşey yoktur.Hatırlayamama sorunu vardır.

Hafıza kaydı beynin arka kısmında gerçekleşir. Hayal, düşünce, analitic muhakeme, hesap kitap ise beynin ön lobunda gerçekleşir.

unutkanlık dediğimiz hatırlayamama sorunu beyinde hatırlamaya çalıştığımız nesnelerin kayıtlı olduğu hücreleri besleyen kan damarlarının toksit maddelerle dolu olmasından, kan dolaşımının zayıf olmasından kaynaklanır.

Hacamat ile unutkanlık tedavisi; İlk üç seans tarama hacamatı yapılır.

4. seanstan sonra hacamat sadece kafadan yapılır. Tam bir unutkanlık tedavisi için arka arkaya tarama hacamatlarından sonra ara vermeden üç dört senas daha kafadan hacamat yapılması gerekebilir.

Yılların birikimini bir-iki seansta temizlemek mümkün değildir. 



 Hacamat öncesi ve sonrası dikkat edilecek hususlar 

Hacamattan önce; 

Hacamat aç karnına yapılır; Takribi 3 saat öncesi yeme içme bırakılır.

Tok karnına yapılan hacamat bir çok hastalığa neden olur.

Hacamat ın aç karnına yapılmasının nedeni; aç iken kandaki total yağ ve glikoz oranını ve diğer zararlı maddeler düşük düzeyde bulunmaktadır. bu durumda kalp, karaciğer ve böbrekler daha aktiflerdir.

Vücutta takribi 6-7 litre kan olup yemekten sonra takribi 3-4 litre kan sindirim işlemini gerçekleştirmek için görevlendirilir. Bu durumda kan basıncı düşmesi ve kan dolaşım hızının yavaşlaması nedeniyle hacamat ile toksit maddeleri temizlemek zorlaşır. Hatta zararlı bile olur.

Çünkü; tokluk halinde kan, karın boşluğunda göllendiği için hayati merkezlerimiz olan beyin ve kalbin beslenmesi zayıflamıştır. Böyle durumlarda hacamat yapılınca beyne, kalbe ve diğer hayati hormon ve enzim yapan bezlere giden kan hacmi iyice düşerek, felç, enfarktüs gibi kalıcı rahatsızlıkların çıkmasına neden olur.

Asgari 24 saat öncesinden hayvansal gıda alınmaz. 

Zira hayvansal gıdalar protein ihtiva eder, kanı koyulaştırı. Hayvansal perhize dikkat edilerek yapılan hacamat daha faydalıdır.

Olaki unutup bir dilim peynir veya bir lokma et yenildiyse sorun değil, bir yemek kaşığı zeytinyağı sirke zeytinyağı karışımı içilirse hayvansal gıdanın etkisi nötürleşir.

24 saat öncesinden cima yapılmaması iyidir.

Cima stresi azaltır ama aynı zamanda da kan dolaşımını yavaşlatır. Kan dolaşımı zayıf olursa hacamat dan istenilen fayda alınmaz. Bu nedenle hacamat dan önce cima yapılmaması daha iyidir.

HACAMATTAN SONRA; 

Asgari iki saat kadar bir şey yenilmemelidir. Hacamatdan sonra iştah biraz açılabilir. Mümkün olduğunca günü hafif gıdalarla geçirmek hacamatın faydasını artırır.

48 saat cima yapılmaması hacamatın faydasını artırır.

Hacamat dan sonra sirkeli su veya bal şerbeti içmek çok faydalıdır. Zira her iki gıdanın ortak özelliği damar açıcı olmasıdır.

Hayvansal gıdaların hemen hepsinde protein olup kan dolaşım hızını yavaşlatır. Bu nedenle asgari 24 saat öncesi mümkünse 48 veya 72 saat öncesi hayvansal gıda perhizi yapılır.

Hacamat sonrası banyo yapılırmı? 

Hadisi Şerif No 3801; Resulullah, dört şeyden dolayı guslederlerdi: "Cenabet, cuma, hacamat, ölü yıkamak."

 Değerli arkadaşlar Hadisi Şerifte görüldüğü gibi hacamat sonrası gusül abdesti almak hacamatın sünnetlerinden birisidir.

Biz bu hadisi şerife dayanaraktan hacamat tedavisi uyguladığımız binlerce hastamıza hacamattan 2-3 saat sonra banyoya girmelerini tavsiye etmişizdir ve hiçbir şekilde kötü sonuçla karşılaşmadık. Zaten banyoda kullandığımız su içtiğimiz suyun aynısıdır.Yeterki su temiz olsun.

Not: 

A) Hacamattan sonra deniz, akarsu,göl gibi yerlere 2-3 gün girilmez. Mikrop kapma ihtimali vardır.

B) Sülük tedavisinden sonra 2 gün banyoya girilmez çünkü hacamat ve sülük tedavisi çok farklı şeylerdir.

9 Mart 2017 Perşembe

Kuru üzüm faydasi

Kuru üzüm herkes tarafından tüketilen, taze üzümün kurutulmasıyla elde edilen ve keklerde tatlılarda kullanılan bir kurutulmuş meyvedir. Kuru üzüm faydaları ile gerek normal zamanlarda gerekse diyet yapan kişiler tarafından tüketilir. Günde bir avuç kuru üzüm tüketerek kansızlık, kanser, çeşitli cilt hastalıkları, kabızlık gibi rahatsızlıklara karşı koruma sağlanabilir. Göz sağlığını koruması, kemikleri ve dişleri güçlendirmesi de kuru üzüm faydaları arasındadır. Gün içinde atıştırmalık olarak bir şeyler tüketmek isteyenlerin tercihi de genellikle kuru üzüm ve leblebi ikilisidir. Abur cubur, sağlıksız gıdalar yada çikolata gibi kilo aldıran yiyeceklerin yerine günde bir avuç kuru üzüm hem daha sağlıklı hemde tok tutucudur.

Yalnız aşırı tüketimi kilo almaya sebep olabilir. Bu nedenle günlük bir avuç kuru üzüm tüketmek faydalıdır. Bir avuç kuru üzüm yaklaşık 80 kalori civarındadır.

KURU ÜZÜM FAYDALARI NELERDİR?Kabızlığa İyi Gelir: Kuru üzüm yapısından dolayı lif içeriği yüksek bir yiyecektir. Normalde suyu çekildiği için küçük hacimli gibi görünse de yendikten sonra vücudumuzda su alarak şişmeye başlar. Bağırsaklar da yumuşatıcı bir etkiye sahiptir. Bunun sonucunda tüketildiğinde kabızlığı önler. Sindirimi rahatlatır.Kilo Vermeye Yardım Eder: Kurutulmuş meyveler fruktoz ve glikoz açısından oldukça zengin meyvelerdir. Ayrıca vücuda sağlıklı bir şekilde potansiyel enerji sağlarlar. Kuru kayısı, kuru incir gibi kurutulmuş meyveler dışında kuru üzüm de vücuda enerji verir. Bu nedenle sporcular yada kolayca kilo vermek isteyen kişiler kuru üzüm tüketmelidir. Diyet listesinde yer alan kuru üzüm faydaları nedeniyle vücudu zinde tutar, enerji verir. Birçok vitamin, mineral ve amino asit içerir. Selenyum ve fosfor gibi minerallerin vücutta emilimini kolaylaştırır.Kansere Karşı Koruma Sağlar: İyi bir antioksidan kaynağıdır. Antioksidanlar hücrelerin tahribata uğramasına karşı onları korur. Vücuttaki antioksidan seviyesini arttırması ve bunun sonucunda hücreleri koruma kuru üzümün faydaları arasındadır. Tüm bunların ışığında vücudu kansere karşı korur, kanserli hücrelerin gelişimini engeller. Özellikle kolon kanserine karşı koruma sağlaması kuru üzümün faydaları arasındadır.Hipertansiyona Karşı Etkili: Uzun yıllar boyunca kuru üzüm tüketen kişilerin kan basıncının dengelendiği, bu sayede de tansiyonlarının düştüğüne inanılmıştır. Tüm bunlar üzerine çeşitli çalışmalar başlatılmıştır. Kuru üzümün kan basıncını nasıl düşürdüğüne dair tam bir bilgi edinilmese de kan basıncı ile arasında bir kolerasyon olduğu gözlemlenmiştir. Potasyum kan basıncını etkileyici özelliğe sahiptir. Kuru üzümün içeriğindeki potasyum miktarı ile kan basıncını düşürdüğü, bu sayede de yüksek tansiyonu düşürücü etki yaptığı düşünülmektedir.Kansızlık (Anemi) İçin Bire Bir: İçeriğindeki demir sayesinde doğrudan kansızlığa etki ederek şifa sağlar. Aynı zamanda yeni kan oluşumu için gerekli olan B vitaminini de ihtiva eder. İçeriğindeki bakır sayesinde de kırmızı kan hücrelerinin oluşumunu teşvik eder.Ateş Düşürücüdür, Bakterilerle Savaşır: Antibiyotik ve antioksidan özellikleri sayesinde bakterilerle, virüslerle savaşır. Viral ve bakteriyel enfeksiyonların sebep olduğu ateşi düşürür.Göz Sağlığını Korur: Antioksidan özelliğe sahip olması sonucu göz yapısını da korur. İçeriğindeki A vitamini ve beta karoten sayesinde yaşa bağlı görme zayıflığı, katarakt gibi göz rahatsızlıklarının etkisini azaltır.Cinselliğe Fayda Sağlar: Kuru üzüm arginin adı verilen bir amino asit içerir. Bu amino asit libidoyu uyararak cinsel isteği arttırır. Aynı zamanda arginin cinsel ilişki sırasında sperm hareketliliğini arttırarak gebe kalma oranını arttırıcı etkiye de sahiptir. Ekstra enerji verir ve cinselliğe fayda sağlar. Hindistan’da gelin ve damadın ilk gecesinde bir bardak süt ile kuru üzüm kaynatılır, biraz da safran eklenerek tüketilir.Kemikleri Korur: Kalsiyum ve bor kemik sağlığını koruyucu etki yapar. Kuru üzüm de içeriğinde kalsiyum ve bor bulundurur. Hatta kurutulmuş meyveler içinde bor içeriği fazla olan kaynaklardan biridir. Özellikle bor, kemik erimesi yani osteoporozu önlemede etkilidir. Ayrıca menopoz döneminde kadınların kemiklerini koruması da kuru üzümün faydaları arasındadır. Ayrıca potasyum da kemik erimesini engeller, kemikleri güçlendirir ve gelişmesine yardım eder.Dişleri Güçlendirir, Diş Yapısını Korur: Oleanolik asitdiş yapısının korunmasında, diş çürümelerinin önlenmesinde ve diş kırılmalarının engellenmesinde önemşi bir rol oynar. Ayrıca kuru üzümde bulunan fitokimyasallardan biridir. Bu nedenle kuru üzüm diş yapısını korur, dişleri güçlendirir ve dişlerin kolayca zarar görüp kırılmasını engeller.Vücudun Asit Dengesini Sağlar: Vücuttaki pH oranını dengeleyerek asit seviyesini azaltır. Bunun sonucunda da gut hastalığı, artrit, kalp hastalıklar ve böbrek taşı oluşumu gibi rahatsızlıklara karşı koruma sağlar.Kuru Üzümün FaydalarıKURU ÜZÜMÜN CİLT İÇİN FAYDALARI NELERDİR?Herhangi bir hasar oluşumuna karşı cildi korur. Deri hücrelerine, kolajen yapıya zarar vermeyi engelleyecek bir antioksidan gibidir. Bunun sonucunda yaşlanma belirtilerini azaltır. Yaşlılığa bağlı kırışıklık, ince çizgiler ve lekelerin oluşumunu engeller.Cildi dolgunlaştırır ve onarım sağlar.Cilt hücrelerini yenileyerek sarkmaları önler.Kuru üzüm resveratrol adında bir madde içerir. Bu madde sayesinde deri sağlığı korunur. Kan toksik maddelerden arındırılır ve kırmızı hücrelerin üretimi teşvik edilir. Bunun sonucunda cilt daha parlak ve beslenmiş görünür.Asidoz olarak bilinen kan zehirlenmesi vücudun asit değerinin artması ile ortaya çıkar. Bunun sonucunda ciltte sivilce, çıban ve sedef gibi durumlar oluşur. Kuru üzüm içeriğindeki magnezyum ve potasyum sayesinde vücudun asitlik dengesini ayarlar. Bunun sonucunda da cildi korur.Karaciğere etki ederek detoks yapar. Böylece temiz ve parlak bir cilt için toksinlerin dışarı atılması sağlanır.Güneş hasarına karşı da cildi korur. İçeriğindeki amino asitler cilt yenilenmesini sağlar ve güneşin zararlı etkilerine karşı cildi korur. Böylece cilt kanserine karşı koruma sağlanır.Yeni hücrelerin gelişimini teşvik eden A ve E vitaminlerini içerir. Bu vitaminler sayesinde cilt nemlenir, genç ve esnek bir görünüm kazanır.KURU ÜZÜMÜN SAÇ İÇİN FAYDALARI NELERDİR?İçeriğindeki demir sayesinde saç yapısını korur. Demir eksikliğinde saçlar mat ve cansız görünür, ayrıca ciddi saç dökülmeleri yaşanır. Demir kan dolaşımını arttırır ve saç hücrelerini uyarır. Saçları sağlıklı ve güçlü bir hale getirir.Önemli miktarda C vitamini içerir ve minerallerin emilimini kolaylaştırır. Bu da doğal saç rengini korumaya yardım eder.Her gün bir avuç kuru üzüm tüketimiyle kan damarları güçlenir. Bu sayede kepek oluşumu, saç derisinin pul pul dökülmesi ve kafa derisindeki kaşıntı azalır. Deri iltihabı ve saç dökülmesi önlenir. Bu şekilde çevresel faktörler sebebiyle saç dökülmesi önlenmiş olur.

 

KURU ÜZÜMÜN DİĞER FAYDALARI NELERDİR?İçeriğindeki lifler sayesinde vücuttan safranın dışarı atılmasını kolaylaştırır.Kalp sağlığını koruyucu etkisi vardır.Kolesterolü dengeler.Vücuttaki toksinlerin atılmasını kolaylaştırır.Bağırsak hastalıklarına karşı koruma sağlaması da kuru üzümün faydaları arasındadır.

Her gün bir avuç ve fazlası kadar kuru üzüm yemek kan şekerini aşırı yükseltebilir. Bu nedenle diyabet yani şeker hastaları kuru üzüm tüketirken dikkatli olmalıdır.

Damar tikanikligi için

Bilim adamlarının bir keşfine göre limon ve sarımsak karışımının kardiyolojik hastalıkların önüne geçtiği kanıtlanmıştır.
Sizlerde bu karışımı evinizde hazırlayabilirsiniz. İşte Limon suyu ve sarımsak kürü yapılışı ve ispatlanmış faydaları.

LİMON SUYU İLE SARIMSAK KARIŞIMINI YILDA 1 DEFA MUTLAKA UYGULAYINMalzemeler:2 litre saf taze sıkılmış limon suyu35 diş kabukları soyulmuş ve dövülmüş sarımsak2,5 Litrelik sağından solundan akıtma yapmayacak cam kavanoz (pet şişeleri tavsiye etmiyoruz)Malzemelerin karışımı ve hazırlanışı:Sıkmış olduğunuz limon suyunu kavanoza boşaltın (2 litre)Daha önce soyduğunuz ve dövmüş olduğunuz sarımsakları da ekleyin.Kavanozunuzun kapağını hava almayacak ve güneş görmeyecek bir alanda muhafaza ediniz.1 ay boyunca hazırladığınız karışımı her gün 2-3 defa çalkalayanız.1 ayın sonunda hazırlamış olduğunuz bu karışımın içine baktığınızda sarımsakların eridiğini ve hepsinin limon suyuna dönüştüğünü göreceksiniz.Hazırlamış olduğumuz bu karışım şuan tüketmeye hazır.Kullanımı:

Her günün sabahında kahvaltıya başlamadan önce takriben 20 dk önce bu karışımdan yarım çay bardağı tüketiniz.
Hazırladığınız ve limon suyu ve sarımsak kürünü, 2 litreyi bitirinceye dek her gün içiniz ve aynı saatlerde tüketmeye gayret ediniz.
Biliyoruz ki aranızdan bazıları bu karışımın tadını, kokusunu vb. sevmeyebilir fakat asla ve asla içine herhangi bir yabancı madde eklemeyiniz. (su,şeker vs.)

Limon suyu ve sarımsak kürünün ispatlanmış faydaları:Kardiyovasküler rahatsızlıkları ortadan kaldırır. (damar tıkanıklığı, kalp spazmı, kan dolaşımı gibi hastalıklar)Vücudunuzda oluşan ödemleri atmanıza yardımcı olur.Böbrek ve safra kesesinde oluşan taşların erimesini ve vücuttan atılmasını sağlar.Hipertansiyon hastalarının tansiyon sorunlarını düzeltir ve dengeler.Kolestrolü düşürür ve vücutta biriken fazla yağların kolay yakılmasını sağlar.Vücutta salgılanan insülin oranını düzenler.Fazla yağlardan kurtulduğunuz için iştahınızı açar.Midemizde oluşan ülseri kesin olarak yok ediyor.Romatizmal ağrı ve iltahabı olan hastaların romatizmal hastalıklarının önüne geçer.Sinir sistemini yeniliyor.Beyin sistemini yeniliyor.Bağışıklık sisteminizi güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli hale getirir.Felç ve inme riskini azaltır.Stres altına girmenize olanak vermez.Kanser oluşum hücrelerine karşı savaşarak kanser riskini azaltır.

Sizlerle paylaşmış olduğumuz bu yöntem alternatif tıp tedavisidir. Limon ve sarımsak alerjisi olanlar veya her ikisinden birine alerjisi olanlara kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Bu konuda ki tüm eylemler sizin inisiyatifinizdedir. Alerjisi olmayan bireylerde herhangi bir sorun oluşturmamaktadır. Zaten doğal besin kaynaklarıdır.

Lütfen sevdiklerimiz için de bir kez paylaşalım. Sağlıcakla kalın.

3 Mart 2017 Cuma

Ayvanin faydaları

ŞİFALI BİTKİLERAYVA FAYDALARI NELERDİR?

    

Ayva özellikle kış aylarında tüketilebilecek vitamin ve mineral deposu bir meyvedir. Ayva faydalarının çok olması sebebiyle nezle, grip, soğuk algınlığı gibi kışın yakalanılan hastalıkların olduğu dönemlerde bolca tüketilmelidir. Meyvesinin taze tüketiminin yanında reçeli yapılarak, şurubu yada suyu hazırlanarak da tüketilebilir.

AYVANIN FAYDALARI NEDİR?

Sağlık açısından birçok faydası olan ayvanın Latince adı cydonia vulgaris‘tir. Ülkemizde özellikle Anadolu’da yetiştirilir. Eski zamanlardaki bir inanışa göre ayva, insanları nazardan korur. Ayrıca eski yunan inanışlarına göre güzellik ve zerafet simgesidir. Birçok inanışa göre farklı işlevleri olan bu meyvenin sağlık açısından da birçok faydası vardır. İşte ayvanın faydalarından bazıları:

Antioksidan özelliği vardır.Mide rahatsızlıklarından özellikle ülser ve gastrit gibi hastalığı olan kişiler için çok yararlıdır.Haşlanmış veya pişmiş ayva mide bulantısı ve kusmalara iyi gelir.Kolesterolü düşürmeye yardım eder. Bu sayede kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlar.Sindirim sistemi rahatsızlıkları için oldukça yararlıdır. Metabolizmayı hızlandırır.A, C, E, B1 ve B2 gibi çok çeşitli vitaminler içerir. Ayrıca bol miktarda pektin içerir.Anemi yani kansızlık gibi demir eksikliğinden kaynaklanan hastalıkların tedavisinde kullanılabilir.Demir, bakır ve çinko gibi mineraller içerir. Bu mineraller sayesinde kırmızı kan hücrelerinin üretiminde artış görülür.Alerjik reaksiyonları önleyici etkisi vardır.Kan dolaşımını arttırır.Göz hastalıklarına karşı da faydalıdır.Tohumları egzama, yanık, deri çatlakları ve deri iltihabı gibi cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Cildin sağlıklı ve güzel görünmesine yardım eder. Cilt lekelerini yok eder ve kırışıklıkları azaltır. İçeriğindeki antioksidanlar sayesinde sağlıklı ve genç bir görünüm sağlar.Radyasyona karşı cildi korur.Kardiyovasküler sisteme fayda sağlar ve kalp hastalıklarına yakalanma ve kalp krizi geçirme riskini azaltır.Felç geçirme riskini azaltıcı etkisi de vardır.Bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun virüslere karşı savaşmasına yardım eder.Karaciğeri kuvvetlendirmesi de ayva faydaları arasındadır. Karaciğer hastalıklarından kurtulmak için rendelenmiş meyve kaynatılarak tüketilmelidir.Astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarından kurtulmaya yardım eder. Kışın sıkça yakalandığımız soğuk algınlığı, grip, nezle, öksürük ve balgam gibi şikayetler için bire birdir. Kış aylarında, uzun kış gecelerinde bolca tüketmenizi tavsiye ederiz. Özellikle öksürük tedavisinde kullanılabilir.İshale karşı etkilidir.Hemoroid yani basura fayda sağlar.Ayva şurubu yapılarak tüketilirse ağrıları azaltır ve kanamalara iyi gelir.Düşük kalorili bir meyvedir. Diyette olan bayanlar, kilo vermek isteyenler sizin adresiniz de bu şifalı meyvedir. Düzenli olarak kilo vermesine yardımcı olması da faydaları arasındadır. Lifli içeriği nedeniyle sindirim sisteminin düzenli çalışmasına sağlayarak da zayıflamayı sağlar.Hazımsızlığı giderir, bağırsakları yumuşatıcı özelliği vardır. Balla karıştırılıp tüketildiğinde ishal, kabızlık, kolit gibi bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir.Uykusuzluk sorunu mu çekiyorsunuz? Geceleri herkes uyurken siz yatağınızda dönüp duruyor musunuz? Bu şifalı meyvenin yaprakları uykusuzluk sorununuzu giderecektir.Kansere karşı da faydalıdır. Birçok kanser türüne karşı koruma sağlar. İçeriğindeki fenolik ve fito besleyici bileşikler ile birlikte antioksidan özelliği çok yüksektir. Bu bileşikler sayesinde birçok kanser türünün gelişmesi engellenir.Ayva FaydalarıAYVANIN SAÇA FAYDALARI NELERDİR?

Saçlarınızın dipleri çabuk yağlanıyor ve saçlarınız kepekleniyorsa ayva suyu ile saç diplerinizi ovabilirsiniz. Ayrıca yüksek oranda demir, bakır ve çinko gibi elementler içermesi sebebiyle kırmızı kan hücrelerinin üretimini arttırır. Kırmızı kan hücreleri üretiminin yüksek olması vücuttaki oksijen dolaşımının artmasına neden olur. Bunun sonucunda ise saçlar kuvvetlenir, sağlıklı görünür ve daha kolay uzar. Kafa derisindeki kan akışı sağlar

2 Mart 2017 Perşembe

Ceviz yağı Faydaları

Ceviz yüzyıllardır şifa kaynağı olarak kullanılan, içindeki birçok madde sayesinde vücuda sayısız faydaları olan bir bitkidir. Cevizin faydalarının daha çok ortaya çıkmasından ve herkesin cevizle ilgili bilinçlenmesinden sonra ceviz yağı faydaları da daha popüler oldu. Ceviz yağı birçok faydası ile herkes tarafından kullanılmaya başladı. İçeriğindeki B ve E vitaminleri sayesinde besleyici özelliği de vardır. Ayrıca çinko, fosfor gibi maddeler açısından da zengin bir meyvedir. Dış kabuğu kırıldıktan sonra içindeki kısım meyve şeklinde yenebilir yada küçük parçalara kırılarak baklavaların içine eklenerek enfes bir lezzet sağlayabilir. Omega 3 ve folik asitler içermesi sebebiyle de sağlık için büyük faydalar sağlar. Biz de yazımızda ceviz yağı faydaları nelerdir bunlardan bahsedeceğiz. Umarız ceviz yağı faydaları sizin için de yarar sağlar.CEVİZ YAĞI FAYDALARI NELERDİR?

Ceviz yağı kullanımı başta beyin olmak üzere birçok organa büyük şifa sağlayan bir yağ olup, içerdiği omega 3 sayesinde kalp dostudur. Kaliforniya ceviz kurulu tarafından yapılan bir araştırmaya göre kardiyovasküler yani kalp hastalıkları riskini azaltır. Kolesterolü düzenlemeye yardımcı olur ve kanseri önler. Kan dolaşımının düzenlenmesini sağlar. Damar sağlığını korur. Diyette olanlar, kilo vermek isteyenler için de ilk başvurulması gereken meyvedir. Ceviz yağı kullanımı ile yavaş yavaş fakat sağlıklı kilo verebilir, incecik görünebilirsiniz. Şeklinin beyine benzediği herkesçe malumdur. Şeklinin de benzediği organ olan beyine birçok fayda sağlar. Unutkanlık, alzheimer gibi hastalıkları önler. Ayrıca kolay öğrenme, öğrendiğini unutmama gibi yetileri kazanmak için de tüketilmelidir. Özellikle çocukların ceviz yağı faydaları bilmesi ve bu meyveyi tüketmesi ile daha kolay öğrenmeleri sağlanabilir, beyin gelişimleri bu durumdan olumlu etkilenir. Yaşlanmak istemiyorsanız, yüzünüzde kırışıklıkların oluşmaması, yaşınızı göstermemeniz için yine en iyi formüllerden biridir. Düzenli kullanıldığında kırışık oluşumunu önler, kırışıklıklar zaman içinde kaybolur. İyi bir antioksidan kaynağıdır.

Ceviz yağı faydaları yaşlanmanızı geciktirebilir, yaşlanmayla birlikte gelen kemik erimesi hastalığını önler. Cildinizdeki egzama, sedef hastalığı, cilt yaraları gibi rahatsızlıklardan da kurtulabilirsiniz. Yaşlanmak istemeyen ve güzel bir cilde sahip olmak isteyen kişiler mutlaka ceviz yağı tüketmelidir. Cildi güzelleştirir ve genç görünmeyi sağlar. Ayrıca bu meyvenin afrodizyak etkisi de vardır. Cinsel hayatının düzene girmesini isteyen kişiler mutlaka her gün tüketmelidirler. Vücutta oluşan mantari enfeksiyonların tedavisine yardım eder. Uyku sorunu çekiyorsanız veya uykularınız düzensiz ise adresiniz yine bu meyvedir. İçindeki maddeler sayesinde uyku düzenlemeye yardımcı olur. Günümüzün büyük hastalığı stres ve depresyon tedavileri için de başvurabilirsiniz. Üzerinizdeki stresi, yorgunluğu ceviz yağı kullanımı sayesinde kolayca atacaksınız.

CEVİZ YAĞININ SAÇA FAYDALARI NELERDİR?Hiç kimse saçlarını taradığında tarak üzerinde saçlarının döküldüğünü görmek istemez. Saç dökülmesi kimi zaman stresten kimi zaman ise hava kirliliği gibi nedenlerden meydana gelir. Ceviz yağı içeriğindeki omega 3 yağı sayesinde saç derisindeki hücreleri onarır ve saç dökülmesini önler.Saçlarınızda kepek oluşmasından yakınıyorsanız yine bu şifalı yağı tercih ederek saçınızdaki kepeklerden kurtulabilirsiniz. Ceviz yağı kafa derinizi kirlerden arındırarak kepek oluşumunu engeller.İçerdiği potasyum sayesinde saç diplerindeki hücreleri besler ve saçların kolay, sağlıklı uzamasını sağlar.CEVİZ YAĞI NASIL KULLANILIR?

Bir çay bardağı suyun içine 2-3 damla ceviz yağı damlatılarak kullanılabilir.

Ceviz dışındaki sert kabuğu kırıldığında yenerek tüketilebilir. Kültürümüze özgü bir besin olan baklava yapımlarında da ceviz yağı kullanımı oldukça meşhurdur. Baklavalardaki yerinin yanı sıra ceviz yağı faydaları ortaya çıktıktan sonra, salatalarda da kullanılmaya başlandı. Diyet yemekleriniz için de bu şifalı yağı tercih edebilir, gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Ceviz yağı kullanımı günümüzde de çok yaygındır, siz de sağlıklı yaşamak istiyorsanız ceviz yağı faydaları konusunda dikkatli olun.

1 Mart 2017 Çarşamba

Yumurta kabugu faydasi

Yumurta kabuğu, kalsiyum açısından çok zengindir %95 oranında kalsiyum karbonat bulunmaktadır. Yalnızca bir tane yumurtanın kabuğunda iki gram kalsiyum bulunuyor. Ancak yumurta kabuklarını kesinlikle çiğ tüketmemeniz gerekiyor. Yumurta kabuğunu potansiyel bakterilerin ölmesi için öncelikle sirkeli suda bekletmek sonrasında kaynatmak, ardından da  93 ºC derecede 10-15 dakika fırında pişirmek gerekiyor.

Fırından aldığınız kabukları ince toz haline gelene kadar mutfak robotunda öğütün. Kabuğun içeriğindeki kalsiyum, kadınlarda yaşlanmaya bağlı olarak gelişen osteoporoz ağrılarını ve kemik erimesini azaltıyor. Öğütülen yumurta kabuğunu una karıştırabilir ve bu undan da ekmek, pizza ya da makarna yapabilirsiniz. Fakat dikkatli olmanız gereken bir konu var; o da kalsiyumun azının da fazlasının da zararlı olduğudur. Sağlıklı bir yetişkin günde 1 gramdan fazla kalsiyuma ihtiyaç duymaz.

Sağlıklı Günler Dileriz.

Elma sirkesi Faydalari

ELMA SİRKESİ FAYDALARI NELERDİR?Ellerde oluşan ve kişileri rahatsız eden siğillerin oluşumunu önler.Güneş yanığı oluşan ciltler de bu sirkeyi kullanabilir. Ilık bir duş aldıktan sonra son durulama suyuna bu sirke eklenebilir ve durulama suyu ile birlikte kullanılabilir.Vücutta oluşan morlukların renginin açılmasında, hafiflemesinde kullanılabilir. Vücuttaki morluklara iyi gelir.Beyaz dişlere kavuşmak ister misiniz? Beyaz dişler ve güzel gülüşler için elma sirkesi kullanılabilir. Dişlerdeki lekeleri de yok eder.Ayak kokusundan kurtulmak için bu şifalı sirkeye bir parça pamuk daldırın ve bu pamukla ayaklarınızı silin. Bu şekilde ayak kokusundan kurtulabilirsiniz.Kas ağrılarına iyi gelir.Kalp sağlığını korur, kalp ile dosttur.Gut hastalığına iyi gelir.Şeker hastalarına müjde! Bu şifalı sirke kan şekerini düzenleyerek diyabete fayda sağlar.Böcek ısırıkları sonucunda ciltte oluşan kaşıntılara karşı da kullanılabilir. Kaşıntıyı gidererek rahatlamaya yardım eder.Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı koruma sağlar.Enerji verir, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.İyi bir detoks aracıdır.Sindirim sistemini düzenler, yenilen yemeklerin daha rahat sindirilmesine yardım eder. Bu sayede kabızlığa iyi gelir. Şişkinlik ve hazımsızlığı önler. Bağırsakları rahatlatır.Kan basıncını düzenler.Menopoz dönemindeki kadınlar için de oldukça faydalı bir sirkedir.Yorgun el ve ayaklar elma sirkesi ile ovulursa yada masaj yapılırsa ellerdeki ve ayaklardaki yorgunluklar giderELMA SİRKESİ ZAYIFLATIR MI?

Kilo vermek için birçok yöntem denenir. Elmadan hazırlanan bu şifalı sirke de zayıflamak için kullanılabilecek bir yöntemdir. Bir bardak suya 1 çay kaşığı elma sirkesi dökülür ve gün boyu bu karışım içilebilir. 2009 yılında yapılan bir çalışmaya göre 12 hafta boyunca asetik asit tüketen kişilerin vücut ağırlığı ile karın ve bel çevresindeki yağların azaldığı görülmüştür.

AĞIZ KOKULARINA ELVEDA!

Ağız kokusu kimsenin sevmediği bir şeydir. Ağızdaki bakteriler ağız kokusu oluşmasına sebep olabilir. Nefesinizin güzel kokmasını ister misiniz? O halde ağzınızdaki bakterileri öldürmek ve ağız kokusundan kurtulmak için elma sirkesi ile gargara yapın yada bir çay kaşığı elma sirkesi için.

ELMA SİRKESİNİN CİLDE FAYDALARI!

Bu şifalı sirke ile cildinizi güzelleştirmek de mümkündür. Sivilcelerden de kurtulabilirsiniz. Bir bardak suyun içine çeyrek bardak elma sirkesi ekleyin. Bir pamuğu bu karışıma batırın ve yüzünüzü bu pamukla silin. Sabah ve akşam cildinizi bu şekilde temizlerseniz zamanla cildinizin güzelleştiğini göreceksiniz. Akne ve sivilcelerden bu şekilde kurtulabilirsiniz. Yaşlılık lekeleri de bu şekilde yok olur.

ELMA SİRKESİNİN SAÇA FAYDALARI NELERDİR?

Parlak saçlara kavuşmak birçok kadının hayalidir. Saçlarınızın parlaması, güzel görünmesi aslında oldukça basit bir iştir. Bir bardak suyun içine yarım yemek kaşığı elma sirkesi ekleyin. Evinizdeki boş bir şampuan şişesinin içine bu karışımı koyun. Saçlarınızı şampuanladıktan sonra durulama suyunda bu karışımı da kullanın. Haftada bir bu karışımla saçınızı durularsanız zamanla saçlarınızın parladığını ve daha güzel göründüğünü fark edeceksiniz.

BOĞAZ AĞRISI MI ÇEKİYORSUNUZ?

Kışın gelmesiyle beraber öksürük, boğaz ağrısı, ateş, grip ve nezle gibi hastalıklar birçok kişinin evinden eksik olmaz. Boğaz ağrısı herkesi rahatsız eder. Oldukça pratik yöntemlerle boğaz ağrısından kurtulmak mümkündür. Çeyrek fincan ılık suyun içine çeyrek fincan elma sirkesi karıştırın ve bu karışımla gargara yapın. Boğazınızdaki bakteriler yok olacak ve rahatlayacaksınız. Bu karışım aynı zamanda sinüslerinizi de rahatlatır.

SAÇLARDAKİ KEPEĞİ YOK EDER!

Saçlarınızda kepek olması, kıyafetlerinizin omuzlarında beyaz beyaz kepekler görmek canınızı mı sıkıyor? O halde bu kepeklerden kurtulmalısınız. Saçınızdaki kepeklerden kurtulmak için duş alırken saçınızı şampuanlayıp duruladıktan sonra son durulama için bir bardak suyun içine bir yada iki yemek kaşığı elma sirkesi ekleyin, karıştırın. Hazırladığınız sirkeli su ile saçınızı durulayın. Yada ikinci bir formül olarak sprey şişelerinin içine çeyrek fincan su ve çeyrek fincan elma sirkesi koyun. Biraz çalkalayın. Saçınıza bu karışımı püskürtün. 1 saat kadar saçınızı bu şekilde bekletin ve 1 saat sonra yıkayın. Bu formülleri uyguladıkça zamanla saçlarınızın kepekten arındığını fark edeceksiniz.

KÖTÜ KOKULARDAN KURTULMAK İSTİYOR MUSUNUZ?

Odalarınızın kokmasından mı şikayet ediyorsunuz? Kötü kokulardan kimse hoşlanmaz. Özellikle evin içindeki sigara dumanı gibi kokuları yok etmek için bir kasenin içine elma sirkesi dökün. Odanın bir köşesine koyun ve kaseyi orada bekletin. Zamanla odadaki kötü kokuların yok olduğunu fark edeceksiniz.

EV TEMİZLİĞİNDE NASIL KULLANILIR?

Ev temizliğinde de yardımcıdır. Özellikle yüzeyleri parlatarak leke bırakmaz. Bir bardak suyun içine yarım çay bardağı kadar elma sirkesi dökün. Hazırlanan bu su ile mutfak yüzeyleri, mikrodalga fırın, pencere ve aynalarınızı silin. Elma sirkesi kullanarak iz kalmadığını ve silinen yüzeylerin parladığını göreceksiniz.

26 Şubat 2017 Pazar

Tarçın alirken dikkat

TARÇIN ALIRKEN LÜTFEN DİKKAT EDİN!

Önemli Not: Piyasada 2 tür tarçın bulunur; 1-) Çin tarçını 2-) Seylan Tarçını; Yapılan araştırmalarda; Çin tarçınının yüksek kumarin içermesinden dolayı çeşitli yan etkileri olabilir. Bu sebeple; Seylan tarçınını tercih etmenizde fayda vardır. Etiketlemede; Çin tarçını Cassia olarak  ve Seylan Tarçını ise True cinnemon olarak isimlendirilebilir. Eğer Seylan türünü bulamadıysanız; alacağınız tarçını daha düşük miktarlarda kullanın.

25 Şubat 2017 Cumartesi

Dereotu faydlari

DEREOTUNUN FAYDALARI;

Böbrek taşını düşürmeye yardımcı olur. Yumurtalıklardaki ağrıları hafifletir. Mide krampları, şiddetli mide ağrılarını geçirir. Diş ağrısına faydalıdır. Gaz giderici etkisi de vardır. Kozmetik sanayinde de kullanılır. Özellikle losyon yapımında tercih edilir. Elde edilen losyon kızarıklık ve göz iltihapları için kullanılabilir. Baş ağrısını rahatlatır. Kan basıncını azaltır.

Göbek nasıl erir

GÖBEK NASIL ERİR? GÖBEK YAĞI ERİTME YÖNTEMLERİ NELERDİR?

LİF AÇISINDAN ZENGİN BESİNLERİ TERCİH EDİN!

Göbek yağlarından kurtulmak için biraz önce belirttiğimiz gibi protein ağırlıklı beslenmenin yanında lif açısından zengin besinler de tercih edilmelidir. Özellikle sebzelerin lif ağırlıkları yüksektir. Mevsimine göre sebzeleri mutlaka tüketin. Yazın gelmesiyle birlikte şu sıralar taze fasulye, patlıcan, biber, kabak, semizotu gibi sebzeleri bol bol tüketebilirsiniz.

Ihlamur çayının Faydaları

IHLAMURUN FAYDALARI NELERDİR ?
* Antifungal özelliği vardır. Bu nedenle mantar enfeksiyonlarını önler.
* Dizanteri ve deri hastalıklarına iyi gelir.
* Küçük yaraları ve kesikleri enfeksiyonlara karşı korur.
* Bakterilerin vücuttaki büyümelerini engeller.
* Kulak, burun, boğaz, göz, kolon ve bağırsaklardaki bakterilerin, enfeksiyonların gelişmesini önler.
* İyi bir antioksidan kaynağıdır.
* Karın ağrısı, bağırsak ağrılarına iyi gelir.
* Mideyi rahatlatır. Ülsere karşı koruma sağlar.
* Terleme yoluyla toksinlerin vücuttan atılmasını hızlandırır. Bu sayede kanı temizler.
* İltihaplanma sebebiyle oluşan ateşi düşürür.
* Sindirim sistemini rahatlatır. Bağırsakları uyarır ve boşaltımı kolaylaştırır. Bu sayade kabızlığı önler.
* Dermatit ve sedef hastalığı gibi cilt hastalıklarına yarar sağlar.

Rezene Çayının Faydaları

REZENE ÇAYININ FAYDALARI NELERDİR ?
• Kansızlığa fayda sağlayan bir bitkidir.
• Hazımsızlık için de kullanılabilir.
• Bağırsaklardaki gazları giderir.
• Kolesterole karşı yarar sağlar.
• Rezene tohumu özü kansere karşı koruma sağlar.
• Tansiyonu düşürücü özelliği vardır.
• Beyne karşı yarar sağlar.
• İyi bir C vitamini kaynağıdır.
• Menopoz döneminde de faydalıdır.
• Göğüsleri büyütücü etki yapar.
• Göz sağlığını korur.
• Balgam söktürür.

Baş ağrısı nane

Dünyada 25 ile 30 arası türü bulunan, insan sağlık açısından son derece faydalı, hoş kokusu olan bir bitkidir. İştah açtığı herkesçe bilinir. Sinirleri yatıştırır vücuda zindelik ve rahatlık verir.

Strese ve baş ağrısına iyi gelir. Spazm ve kalp çarpıntısı riskini azaltır. Ateşi düşürücü özelliği vardır. Sindirim sistemi ve mide için çok faydalıdır. Sindirimi kolaylaştırır.

Nane Bitkisi Nedir?

Ballıbabagiller familyasındaki aynı cinsten 25 kadar çok yıllık dayanıklı otsu bitkinin genel adı Nane’dir. Nane çok yıllık 30-90 cm boyunda, hafif tüylü oldukça sık çatallaşan, gövde esmerimsi kahverengimsi renktedir. Yaprakları yumurta şeklinde, uca doğru sivri, kenarları kertikli, hafif kahverengimsi yeşil renkte, karşılıklı bir sonraki ile çaprazdır. Çiçekleri başak şeklinde ve boğumları çember şeklinde bir demet şeklinde çiçekler dizilmiştir.

 Yetiştirildiği Yerler : Dünyanın tüm ılıman ve astropikal bölgelerine yayıldığı gibi ülkemizde de 7 türü yetişmektedir. Ayrıca ülkemizde yetiştirilen nanenin eterik yağ bakımından kalitesi oldukça yüksektir. Toplanması - Saklanması : Bitki çiçek açmaya başlamadan önce toplanır ve gölge bir yede kurutulur. Naneyi kuruturken paslı gibi gözüken yapraklar kurutulurken ayıklanmalıdır.

Bilinen Bileşimi : Yaprak, sap ve çiçeklerinde mentol, menton, jasmon vb. maddeleri içeren uçucu yağ ile tanen, reçine, acı bitki esansı ve bazı organik maddeler bulunur

Kekiğin Faydaları

Kekiğin Faydaları, Kekik Neye İyi Gelir

Kekiğin Faydaları, Kekik Neye İyi Gelir?

Kekik Neye İyi GelirDünya genelinde birçok farklı çeşidi olan kekik, insan sağlığına çok faydalı bir bitkidir.

Faydaları:

Öksürüğü keser.Sindirim sistemine yardımcı olur.Ağız içinde ki yaralara iyi gelir.İyi bir ağrı kesicidir.Romatizmaya iyi gelir.Mineral açısından çok zengindir.Vücuda dinçlik ve güç verir.Balgamı giderir.Diyabet hastaları için şekeri düzenler.Grip, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklara iyi gelir.Kan dolaşımını hızlandırır.İdrar çözücüdür.

Kekik toz halinde, çayı yapılarak veya yağ haline getirilerek kullanılabilir. Her hali ile çok sağlıklı bir bitki olan kekik, şifa kaynağıdır. 

Ödem nasıl atılır

Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, ödem özellikle kadınlarda görülen şikayetlerin başında geldiğini söyledi. Enç, “Ödem’in oluşmasında bir çok etken rol oynayabiliyor.Ciddi hastalıklarında ödemin oluşmasında etkili olabileceği unutulmamalı” dedi.

Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, yaptığı açıklamada, ödem atmanın yolları ile ilgili bilgiler verdi.
Enç, “Ödem,vücutta sıvı birikmesidir ve yaygın karşılaşılan bir sorundur. Ödemi hücre içi sıvının hücre dışına çıkması ile doku aralarında ve cilt altında birikmesi olarak da tanımlayabiliriz. Ödem, daha çok bayanlarda görülüyor ve ciddi hastalıkların belirtisi olabiliyor.
Böbrek ve karaciğer hastalıkları, kalp-damar sorunları, hormonal hastalıklar ödeme yol açabiliyor. Ödeme neden olan durumların bazıları şunlardır: Regl dönemi, menopoz,f azla kilo, az su tüketimi, fazla karbonhidrat tüketimi, bol tuzlu diyet gibi… Ayrıca Magnezyum Eksikliği/B6 Vitamin Eksikliği ve tansiyon dengesizliği de ödeme neden olabiliyor.
Tüketilen su ve tuz miktarı şişme ve ödem oluşmasında çok önemlidir. Ödemin en erken belirtileri göz kapaklarında, el, ayak ve ayak bileklerinde şişme meydana gelmesidir. Ödem ile birlikte kilo artışı da tipik bir bulgudur.Ödemin tedavisi özellikle nedene yönelik olmalıdır. Eğer hastalığa bağlı bir ödem söz konusu değilse, ilaç kullanmadan bazı tedbirlerle ödemlerinizden kurtulabilirsiniz.” Diye konuştu.

Ödem atıcı tarif:

Gece yatmadan önce 1 bardak suya ,1 adet kuru hurma koyup bekletin.
Sabah hem suyu hem hurmayı tüketin. Bağırsak hareketlerinin hızlanmasına ve ödemin atılmasını sağlar. 1 demet maydanoz, 2 salatalık ve 1 orta boy havuç suyunu karıştırıp için. Dilerseniz 1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil de ekleyebilirsiniz. Günde 2 kere aralarda tüketmek ödem atmanın sihirli formülünden biridir.”

Sarımsak kansere iyi gelir mi

Sarımsağın kanser riskini azaltıp azaltmadığı konusunda birçok araştırma var. Amerika Ulusal Kanser Enstitüsü sarımsağı anti-kanser besin olarak kabul etmiş durumda. Sarımsağın bileşimindeki maddelerin çoğunda anti-kanser özellikler olduğu savunuluyor. Fakat bu bileşimlerin içinde en büyük rol oynayanı “alil sülfür”. Araştırmalara göre sarımsağın içindeki maddeler, vücudun kansere neden olan kimyasallardan kurtulmasına yardımcı oluyor ve kanserli hücrelerin doğal olarak ölmesine sebep oluyor (apoptoz). Ayrıca sarımsağın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği de kanıtlanmış; bu da kanser hücrelerinin büyümelerini engellemek ve vücudun hastalıklarla savaşması için şart.

San Francisco’da yapılan bir araştırmada, sarımsağı fazla tüketenlerin (günde 8-12 diş) Pankreas kanseri riskini yüzde 54 azalttığı savunuluyor. Ayrıca aynı araştırmaya göre, sarımsak tüketiminin meme kanserine yakalanma oranını da düşürdüğü savunuluyor. İlk bakışta 8 diş sarımsak size fazla gelebilir ama yemek pişirdiğinizde ve sarımsağı doğru pişirdiğiniz taktirde bu esasında hiç de ulaşılması zor bir rakam değil.

Sarımsağı hangi şekilde yemeliyiz?

Toz ve haplar yetersiz

Sarımsağın en faydalı şekli çiğ hali. Ticari şekilde satılan tozu veya tablet hâlinde pazarlanan biçiminin vücuda faydası ne yazık ki minimal. Kimimiz çiğ şekilde yiyemediğimiz için pişirmeyi uygun buluyoruz ama doğru şekilde pişirilmediği taktirde bütün antioksidan özelliklerini kaybediyor ve sağlığımıza faydası olduğunu zannederken sadece tadından faydalanıyoruz.

Sarımsağı pişirecekseniz bu kurala dikkat!
Eğer sarımsağı pişirecekseniz önceden dövüp 15 dakika kadar oda ısısında bırakmanız gerekiyor. Ancak bu şekilde içindeki enzimler aktif oluyor

24 Şubat 2017 Cuma

Sülüklerin Yetiştirme Teknikleri


Sülük yetiştiriciliği sülüklerin çeşitli yöntemler kullanılarak kanla beslenmesi prensibine
dayanır. Tıbta kullanılması ve ekonomik önemi olması nedeniyle Hirudo medicinalis'in
üretimi ve yetiştiriciliği üzerinde durulacaktır. Hirudo medicinalis'in yetiştiriciliği iki şekilde
yapılabilir.

Laboratuvar Koşullarında Üretim ve Yetiştiricilik

Büyük akvaryum ve tanklarda üretim ve yetiştiricilik
Sülüğün gelişim süresi çevre ve su sıcaklığına bağlıdır. Sülük yavruları 24-28°C sıcaklıkda 28
günde ve 18-20°C sıcaklıkta ise 35-45 günde yumurtadan çıkarlar. Yumurtadan ilk çıkan
sülük yavruları yaklaşık 24 (16-39) mg ağırlığında ve 1.7 cm boyunda olurlar. Yumurtadan
yeni çıkan yavru sülüklerin büyüklüğü ve ağırlığı kokon içindeki albumin içeriğine ve
yumurta sayısına da bağlıdır. Şayet bir kokonda 3 adet yumurta varsa bu kokondan çıkan
yavru sülükler ortalama 60 mg ağırlığında ve 3.5 cm uzunluğunda olurlar. Ancak bir kokon
33 yumurta içeriyorsa bu kokondan yaklaşık 20-40 mg ağırlığında ve 0.7-2.0 cm uzunluğunda
yavrular çıkar. Yumurtadan çıkan yavru sülükler uzun bir süre beslenmeksizin hayatta
kalabilirler. Bu yavrular 22-25°C'de aç kaldıkları zaman 93 gün sonra ölmeye başlarlar.
Kitleler halinde ölüm ise 120 gün sonra ortaya çıkar. Aç kalan yavru sülüklerin tamamının
ölümü ise 125 gün sonra olar (Sawyer, 1986).

Sülüklerin olgunlaşmasını besinin miktarı ve beslemede kullanılan konakçının türü etkiler.
Yumurtadan ilk çıkan yavru sülüklerin derhal beslenmeleri gerekiyorsada, bu sülüklerin ilk
yemlerinin 23°C'de 10-20 gün içinde verilmesi normaldir. Ikinci besleme 1-1.5 ay sonra
üçüncü besleme ise 1.5-2 ay sonra ve bundan sonra devam edecek olan beslemeler ise 2-3
aylık aralarla yapılması gerekir (Sawyer, 1986).

Laboratuvar koşullarında en iyi besleme yöntemi yavru sülüklere ilk iki beslemede kurbağa
kanı, sonraki beslemelerde ise memeli hayvanların kanının verilmesidir.
 

Bu yöntemle sülüklerin minimum 4 besleme sonunda, takribi 8-10 ay sonra 3.0-6.5 gr ağırlığa ulaştıkları görülür. Sadece kurbağa kanı ile toplam 7-9 kez beslenen sülükler ancak 17-20 ayda 0.5-2.0
gr ağırlığa ulaşabilirler. Sıcak kanlı memeli hayvanların kanları sülüklerin gelişmesinde çok
büyük öneme sahiptir. Laboratuvar koşullarında 6 kez optimal bir beslemeyle sülüklerin 12-
18 ayda 8-15 gr ağırlığa çıkarılması mümkündür (Sawyer, 1986)

Kullandığımız Sülükleri Ne Yapmalıyız?

Türü yok olmakla karsı karsıya olan sülükleri imha etmek bu sanata ve bu tıbba verilecek en büyük zarardır. Sülük dediğimiz bu canlıların tek besini kandır. Su içerisinde birkaç çeşit planktonla beslense de temel madde kandır. Veya şöyle ifade edelim, bizim kullandığımız tüm sülükler mutlaka kan emmiştir. Kozadan cıktığı andan itibaren kan emerek büyürler. Bir sülüğün kozadan çıkıp kullanacak boya gelmesi normal koşullarda 6 ay kadar zaman alır. Bu yaz aylarında daha da hızlı olup 4 aya düşebilir. Nisan ayından Ekime kadar büyüme süreçleri vardır. Bu büyüme esnasında MUTLAKA bir canlıdan kan emmek zorundadırlar. Bu konak canlı yılan da olur kurbağa da olur balık vb bir çok şey olabilir. Yani kullanıdığınız sülükler gölde mutlaka bir canlıyı emmiş olmak zorundadırlar. Gölde 3 ay boyunca kurbaga yılan emen sülüğü aldım 1 ay temiz suda beklettim, dış sterilizasyonunu yaptım ve kendime kullandım diyelim. Bir sağlık sıkıntı olur mu ? Herkesin yaptığı şey bu zaten. Peki neden bir insanı emen sülüğü göle atmıyoruz. Zaten kan emen sülük harekat kabiliyeteri kısıtlandığı için içindeki kan bitinceye kadar saklanır ve çamura gömülür. Tekrar çıkması için içindeki besini bitirmesi ve acıkması gerekir.

Bu size göre yanlış bir şey. Soruyorumo zaman gölde yılan kurbağa balık salyangoz emen sülüğü kullanınca sıkıntı olmuyor da neden daha öncesinde insan emen bir sülüğü kullnınca sıkıntı oluyor.

Şimdi diyeceksiniz ki, kanla bulaşan hastalıklar. Arkadaşlar bu kan hastalıkları bir insan neslinde mi var. Kurbağaların yılanların kanında hastalık olamaz mı ? Hatta göl ortamının bizzat kendi içinde bir çok ölümcül mikrop yok mu? Zehirli zooplanktonlar yok mu?

Bir de şuna göz atalım. Diyelim ki bulaşıcı bir hastalık sahibi olan kişi sülük yaptırdı. Bu sülüğü doğal ortamına saldık. 6 ay sonra yakaladık geldik. Şimdi bu sülük bu hastalığı taşıyor mu ?

Kanda yaşayabilen ve çoğalan mikroplar kanın yapısının bozulmasıyla yaşayamazlar. Sülüklerin midesinde 6 ay değil 6 hafta bekleyen kan artık kan olma özelliğini yitirir ve mikrop taşıyamaz. Sülüğün sindirmiş olduğu kan yapısını değiştirir. Sindirilir yani. Nasıl hala kan olma özelliğini gösterip de mikrop taşısın. Bazı kan hücreleri ferd olarak bulunabilir. Bir alyuvar 6ayda sindirilmeyebilir. Fakat bu kanın yapısının değişmediğini göstermez. Bir tek alyuvar bulmak ayır bir iştir, kanın yapısının bozulması ayrı.
Peki nasıl oluyorda o kadar mikrobun kanını emen sülük insana bir hastalık bulaştırmıyor.

Çünkü sülüklerin fıtratı mikropları yok etmek ve onlara karşı bağışıklık kazanmak üzeredir. Gelen mikrobu hemen yok eder etksiz hale getirir ve bu konuda bağışıklık kazanır. İşte bizde bu kazanılan bağışıklığın peşindeyiz. Bu yüzden sülük yaptırıyoruz. Eğer sülüğün başa çıkamayacağı bir mikrop ise zaten sülük ölmüştür.

Birazcık daha mantıklı düşünelim. Kurbağa emen sülük emdiği kanda hangi hastalıklarla karşılaşır. Genelde kurbağaların hastalıklarıyla. Bunun neticesinde kazanılan bağışıklık kurbağaya karşı kazanılmış olur. İnsana da faydası olur fakat eğer siz 6 ay önce bir insan emmiş ve doğal ortamına bırakılmış bir sülüğü kendinize uygularsanız bu daha faydalıdır. Çünki insan kanıyla karsılasan sülük ilk seferde gerekli bağışıklığı kazanmıştır. Ve kurbağa karşı değil de insana karşı gelişen bir bağışılığı vardır. Bu yüzden daha faydalıdır.

Doğaya saldığımız sülüğü bir başkasının kullanması ihtimali nedir ?

Çok düşüktür. Çünkü tok sülük saklanır. Aç sülük yakalanır. Tok sülük aldığı once besin ile üremeye başlar ve anaç hale gelir. Bu haldeyken de zaten biz onu koza yapmakla mesgulken görrüz.

İddia: Bir kez kan emip enzim boşaltan sülük bir daha enzim toparlamak için 6 ay bekler.

Bu iddiaya karşı soru. Sizin kullandığınız sülükler en son ne zaman kan emdiler kendi ortamlarında ? Bunun bir kaydı var mı elinizde. Siz aldınız 1 ay beklettiniz diyelim. Ama o sülük toplanmadan 1 hafta yada bir ay içinde kan emmiş olabilir. Kaldı ki nisan ayında kozadan cıkan sülük 0,5 üzerinde 3 ayda cıkar. Ve kan eme eme büyür bu canlı. İnsanı emince enzimler boşalıyor da kurbağa emince neden boşalmıyor. Veya siz bunun kaydını nasıl tutuyorsunuz ?

Sülükler enzimlerini bitiriyorsa en son bir ay önce emen sülüğü uygulayınca ısırdığı yerde kanın durması gerekir. Çünki içinde enzimleri yok. Acaba ? Sülüklerin bir çok enzimi vardır ama en çok bilinenleri kanı inceleten ve pıhtılaşmayı engelleyen enzimlerdir. İddia edildği gibi sülük tüm enzimi boşaltıyor ve 6 ayda tamamlamıyorsa emdikten 1 ay sonra tekrar emen sülüğün kanı hemen durmalı akmamalı. Lakin durum böyle değil. Şimdi diyebilirsiniz o kadar enzim var. Hepsi geri dönmüyor. Hirudo ve apiraz gibi enzimler en çok faydamıza olan enzimlerdir sülük tedavisinde. Diğerlerinin adını bile bilmez çoğu kişi.

Enzim hikayesi de fos çıktığına göre artık kapanışı yapalım.

Arkadaşlar ben konya çevresinde adı dülüklü göl olan ama içinde su olmayan bir çok eski gölet buldum. Göller kuruyor. Devlet, köylü balık tutsun diye sülüklü gölleri balıklı göl yapıyor. Tüm bunlar sülüklerin populasyonunu azaltıyor. Zirai ilaçlar hakeza aynı etkiyi yapıyor.

Siz bu durumda kullandıgınız sülüğü öldürün diyorsunuz. Biraz insaf ve vefa sahibi olun. 10 yıl sonra sülüklerin bitebileceğini düşünün. Yapmayın doğada işleyen düzeni bozmayın. Bu düzenden zararsızca faydalanın.